GÜNDEM AKIŞI 10 Eylül 2026, Perşembe

Ankara Radyoloji: Girişimsel Radyoloji Neleri Kapsar?

E ErsHaber 10.09.2026 9 dakika okuma

Girişimsel radyoloji, görüntüleme rehberliğinde ince aletlerle yapılan tanı ve tedavi işlemlerini kapsar. Biyopsi alınması, birikmiş sıvının boşaltılması, tıkalı damarın açılması, kanayan damarın kapatılması ve tümöre yönelik bölgesel tedaviler bu alanın başlıca uygulamalarıdır.

Bu işlemlerin ortak özelliği, geniş bir cerrahi kesi yerine milimetrik bir giriş noktasından yapılmalarıdır. Alet ilerlerken ultrason, floroskopi ya da tomografi ekranından anlık olarak izlenir. Böylece hedefe ulaşım denetlenir ve çevre yapılara zarar verme olasılığı azaltılır. Aşağıda bu uygulama alanları ele alınmaktadır.

Görüntü Rehberliği Ne Anlama Gelir?

Klasik cerrahide hedefe ulaşmak için doku katmanları açılır ve bölge doğrudan görülür. Girişimsel radyolojide ise hedef, ekran üzerinden izlenir. İğne ya da kateter ilerlerken konumu sürekli denetlenir.

Hangi görüntüleme yönteminin kullanılacağı hedefin yerine bağlıdır. Yüzeyel yapılarda ultrason tercih edilir; gerçek zamanlı görüntü verir ve radyasyon içermez. Derin yerleşimli hedeflerde tomografi kullanılır. Damar içi işlemlerde ise floroskopi adı verilen sürekli röntgen görüntüsü devreye girer.

Biyopsi İşlemleri

Tanı konulması için doku örneği gerektiğinde, açık cerrahi yerine iğne biyopsisi uygulanabilir. İki temel teknik vardır.

İnce iğne aspirasyonunda çok ince bir iğneyle hücre örneği çekilir. Tiroit nodüllerinde ve bazı lenf bezlerinde bu yöntem kullanılır. İşlem birkaç dakika sürer ve genellikle ek anestezi gerektirmez.

Kesici iğne biyopsisinde ise doku bütünlüğünü koruyan silindirik bir örnek alınır. Bu örnek dokunun yapısını gösterdiği için daha ayrıntılı bilgi verir. Meme, karaciğer, böbrek, prostat ve akciğer biyopsileri bu teknikle yapılabilir. Bölgeye lokal anestezi uygulanır.

Biyopsi öncesi kan sulandırıcı kullanımı sorgulanır ve pıhtılaşma testleri istenir. İşlem sonrası kısa süreli gözlem yapılır. Ankara Radyoloji uygulamalarında biyopsi kararı, örneğin sonucunu değerlendirecek klinik branşla birlikte alınır.

Drenaj Uygulamaları

Vücutta biriken sıvı ya da iltihabın boşaltılması gerektiğinde, görüntü eşliğinde ince bir kateter yerleştirilebilir. Bu işlem apse boşaltılmasında, akciğer zarı arasında biriken sıvının alınmasında ve karın içi sıvı birikiminde uygulanır.

Kateter yerleştirildikten sonra bir süre yerinde bırakılabilir; böylece sıvı sürekli boşalır. Boşalan miktar izlenir ve azaldığında kateter çıkarılır. Alınan sıvıdan aynı zamanda laboratuvar incelemesi yapılabilir.

Safra yollarında tıkanıklık varsa, deriden girilerek safranın dışarı ya da bağırsağa yönlendirilmesi sağlanabilir. Böbrekten idrar akışı engellenmişse, benzer biçimde böbrek havuzuna kateter yerleştirilerek boşaltım sürdürülür.

Damar İçi İşlemler

Damar hastalıklarında girişimsel radyoloji geniş bir uygulama alanına sahiptir. Kasık ya da bilekten girilen ince bir kateter, damar ağı içinde hedef bölgeye kadar ilerletilir.

Daralmış bir damarda balon şişirilerek genişletme yapılır; gerektiğinde damar içine stent yerleştirilerek açıklık korunur. Bacak damarlarındaki tıkanıklıklarda bu yöntem kullanılabilir.

Pıhtı nedeniyle tıkanmış damarlarda pıhtı eritici ilaç doğrudan bölgeye verilebilir ya da özel aletlerle pıhtı çekilebilir. İnme tedavisinde beyin damarındaki pıhtının çıkarılması, zamanında uygulandığında sonucu belirgin biçimde etkileyebilen bir işlemdir.

Embolizasyon Nedir?

Embolizasyon, bir damarın kasıtlı olarak kapatılmasıdır. Kateterle ulaşılan damara özel maddeler verilerek akım durdurulur.

Bu yöntemin ilk kullanım alanı kanama kontrolüdür. Travma sonrası iç kanamada, mide-bağırsak kanamalarında ve doğum sonrası kanamalarda kanayan damar kapatılarak kanama durdurulabilir.

İkinci kullanım alanı, bir oluşumun kanlanmasını kesmektir. Rahim miyomlarında besleyici damarların kapatılması, miyomun küçülmesini sağlayabilir. Karaciğerdeki bazı tümörlerde, damar kapatma işlemi ilaç uygulamasıyla birleştirilerek tümöre yönelik bölgesel tedavi yapılabilir.

Ameliyat öncesi damardan zengin bir oluşumun kanlanması azaltılarak cerrahi sırasındaki kanama riski düşürülebilir.

Anjiyografi ile İlişkisi

Anjiyografi, damarların kontrast madde verilerek görüntülenmesidir. Tanısal anjiyografide amaç yalnızca damar yapısını ortaya koymaktır. Ancak aynı kateter yolu üzerinden tedavi de yapılabildiği için, tanı ve tedavi çoğu zaman aynı seansta gerçekleşir.

Günümüzde tanı amaçlı damar değerlendirmesinin önemli bölümü, damara girmeden tomografi ya da MR anjiyografi ile yapılabilmektedir. Kateterle yapılan anjiyografi ise daha çok tedavi gerektiği düşünülen durumlarda tercih edilir. Ankara Radyoloji Doktorları tarafından yapılan bu ayrım, hastanın gereksiz girişime maruz kalmamasını amaçlar.

Ablasyon Teknikleri

Bazı tümörlerde, doku doğrudan ısı ya da soğuk yoluyla etkisiz hale getirilebilir. Görüntü eşliğinde tümör içine yerleştirilen bir prob aracılığıyla bölge ısıtılır ya da dondurulur.

Karaciğer, böbrek, akciğer ve tiroit yerleşimli bazı oluşumlarda bu yöntem değerlendirilebilir. Uygunluk kararı; oluşumun boyutuna, yerine, sayısına ve hastanın genel durumuna göre verilir ve ilgili branşlarla birlikte alınır.

Ablasyon her hastada uygulanabilir bir yöntem değildir. Cerrahi seçeneğin öne çıktığı durumlar da, hiçbir girişimin uygun olmadığı durumlar da vardır.

Ağrı Tedavisine Yönelik Uygulamalar

Görüntü eşliğinde yapılan enjeksiyonlar, ağrı yönetiminde kullanılabilir. Omurga çevresindeki sinir köklerine ya da eklem içine yapılan uygulamalarda iğnenin yeri görüntüyle doğrulanır.

Omurga çökme kırıklarında, kemik içine özel çimento verilerek yapının desteklenmesi ve ağrının azaltılması amaçlanan işlemler uygulanabilir. Bu uygulamaların uygunluğu her hastada ayrı değerlendirilir.

İşlem Öncesi Hazırlık

Girişimsel işlem öncesi kan sayımı ve pıhtılaşma testleri istenir. Kan sulandırıcı ilaç kullanan hastalarda ilacın kesilip kesilmeyeceği, işlemin türü ve ilacın kullanım nedeni birlikte değerlendirilerek belirlenir; bu karar hasta tarafından kendi başına verilmemelidir.

Kontrast madde kullanılacak işlemlerde böbrek işlev testleri gözden geçirilir ve önceki alerjik tepki öyküsü sorgulanır. Çoğu işlemde birkaç saatlik açlık istenir.

Kullanılan tüm ilaçların, bilinen alerjilerin ve taşınan implantların önceden bildirilmesi önemlidir. Radyoloji Ankara uygulamalarında bu bilgiler işlem planlamasının ayrılmaz parçasıdır.

İşlem Sonrası Süreç

Girişimsel işlemlerin önemli bölümü lokal anestezi altında yapılır ve hasta işlem boyunca uyanıktır. Bazı uygulamalarda sakinleştirici destek eklenir.

İşlem sonrası gözlem süresi uygulamaya göre değişir. Basit bir biyopside birkaç saatlik gözlem yeterli olabilirken, damar içi işlemlerde giriş noktasının izlenmesi için bir gece yatış gerekebilir.

Giriş bölgesinde hafif ağrı ve morarma beklenen bulgulardır. Buna karşılık artan ağrı, şişlik, ateş ya da kanama durumunda başvuru yapılması önerilir.

Cerrahiden Farkı Nedir?

Girişimsel radyoloji cerrahinin yerine geçen bir alan değildir; belirli durumlarda ona alternatif, belirli durumlarda ise onu tamamlayan bir yaklaşımdır.

En belirgin fark giriş yoludur. Cerrahide doku katmanları açılarak hedefe ulaşılırken, girişimsel işlemlerde milimetrik bir delikten ilerlenir. Bu, iyileşme süresinin kısalmasına ve hastanede kalış süresinin azalmasına katkı sağlayabilir.

Buna karşılık her sorun bu yolla çözülemez. Geniş bir dokunun çıkarılması, organların birbirine bağlanması ya da yapısal onarım gerektiren durumlarda cerrahi seçenek öne çıkar. Karar, iki yaklaşımın beklenen sonuçları karşılaştırılarak verilir.

Genel Anestezi Gerekir mi?

Girişimsel işlemlerin çoğu genel anestezi gerektirmez. Giriş noktasına lokal anestezik uygulanır ve hasta işlem boyunca uyanık kalır; bu, gerektiğinde nefes tutma gibi komutlara uyabilmesini de sağlar.

Kaygının belirgin olduğu ya da işlemin uzun sürdüğü durumlarda damardan sakinleştirici desteği eklenebilir. Çocuklarda ve hareketsiz kalamayan hastalarda genel anestezi değerlendirilebilir. Bu karar, anestezi uzmanının değerlendirmesiyle birlikte verilir.

Hangi Durumlarda Uygun Değildir?

Girişimsel radyoloji her hastada ve her durumda uygulanabilir bir seçenek değildir. Kanama bozukluğu düzeltilememişse, hedefe güvenli bir yol bulunamıyorsa ya da beklenen yarar taşınan riski karşılamıyorsa işlemden kaçınılır.

Bu değerlendirme, işlemi yapacak hekim ile hastanın izlendiği klinik branşın ortak kararıyla yapılır. Ankara Radyoloji Doktoru ile ilgili uzmanlık dallarının birlikte karar verdiği bu süreçte, açık cerrahi de dahil olmak üzere tüm seçenekler karşılaştırılır.

Bu yazıdaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır ve hekim muayenesinin yerine geçmez. Girişimsel bir işlemin sizin için uygun olup olmadığının belirlenmesi için bir radyoloji uzmanına başvurmanız önerilir.